Paranoya bir yanlış düşünme sistemidir. Aşırı endişe veya korku ile kuruntu sahibi olmak, vehimlerle yaşamak. Vehmin vahametinden korkarak hiçbir şey yapamamak ve aşırı derecede saldırganlaşmak olarak tarif edilebilir belirtileri.
Paranoyalarımız hayal gücümüzle meydana getirip beslediğimiz düşmanlarımızdır.
Halk arasında genellikle aşırı şüphecileri tanımlamak için kullanılır. Bu kişilere yapılan öneriler samimi ve iyi niyetli bile olsa olumsuz algılanır. Genellikle başkalarının kendileri hakkında kötülük planladığına ilişkin komplo teorileri ile yaşarlar. Herkes, bütün insanlar onların karşısındadır. Bu düşünce kendilerini de etraflarındaki insanları da sürekli bir huzursuzluğa sürükler.
Kuşku, güvensizlik, kıskançlık, aşırı alınganlık ve gurur gibi duygu bozuklukları ile süslenen paranoya topluma yerleşmeye görsün bir yalnızlar kalabalığı ile karşı karşıya kalırız. Aslında düzeni devam ettirmenin en basit yolu toplumun içine korku salmaktır. Yanındakinden şüphe, yarınından endişe duyacak şek ilde yaşatmaktır. Böylece başka şey düşünmesine olanak kalmayan, güvenecek kimsesi olmayan yalnız insanlardan oluşan sürüyü gütmek ne kolaydır.
Telefonlarım dinleniyor mu?
Bilgisayarım birileri tarafından izleniyor mu?
Kameralar beni de kayıt altına alıyor mu?
Kuş gribi miyim domuz gribi miyim?
Sokağa çıksam çatışma ortasında kalır mıyım?
Sorularına cevap ararken bir bakmışız toplumca paranoyak olmuşuz.
Türbanı serbest bıraksak,
Seçim barajını aşağıya çeksek,
İmam hatiplerin önünü açsak,
Demokratikleşme çabasına girsek,
Sivil anayasa hazırlasak,
Nasıl olur sorularına cevap ararken bir bakmışız devletçe paranoyak olmuşuz.
Böylesi durumlar kendiliğinden ortaya çıkmaz. Birileri kuyuya bir taş atar da bir toplum çıkarmaya uğraşır. Uğraşırken kendine sormaya başlar. Acaba bu kuyu ne kadar derindir? İnsem çıkabilir miyim? Atılan taş büyük mü? Taşı çıkartabilecek miyiz? Öyle mi böyle mi, kim attı kim tuttu, in miydi cin miydi, yanımda mı yöremde mi derken hep birlikte vehimlerinin esiri oluverirler.
Oysa;
Bütün telefonlar dinlenmiyor…
Bütün caddelerde polis sokak eşkıyaları ile çatışmıyor…
Bütün grip olanlar ölmüyor…
Bütün türbanlıların ülkeyi bölmek gibi bir derdi yok…
Bütün İmam hatipliler bu ülkenin eğitim sistemi ile yetişen gençler. Rejimi değiştirmek gibi bir çabaları yok.
Sevgiyle kalın…