Bugün 06 Şubat 2012 Pazartesi

Net Kulis

Parçali Bulutlu
Samsun 30°C
Parçali…
Tüm iller için tiklayin
Dolar 1.7760
Euro 2.4580
IMKB 57115
Altin 101.47

MHP'den 'hayır' çağrısı

Nilüfer nefes alacak
Eklenme Tarihi : 27.07.2010 14:00:15
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Osman Çakır, "Hükümetin TBMM'de gerçekleştirdiği ve referanduma sunduğu Anayasa değişikliği, gerekli temel kurallara uymadan, muhalefeti ve toplumun diğer kesimlerini hiç dikkate almadan hazırlanan bir anayasa değişikliğidir" dedi.

Bayburt'ta Halk Eğitim Merkezi'nde vatandaşlara hitap eden Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Osman Çakır, "Hükümet anayasa değişikliği paketiyle içeriğinden açıkça hiç bahsetmeden açılım adını verdiği ve gerçekte bir 'ihanet projesi' olan siyasi planlarına da uygun yasal ortam hazırlamaya çalışmaktadır. Yani bu teklifle PKK'nın siyasallaşması için anayasal zemin hazırlanmaktadır" diye konuştu.
Osman Çakır konuşmasında şu ifadelere yer verdi : "Hükümet, referanduma sunulan bu teklifle kuvvetler ayrılığına dayanan parlamenter sistemin denge ve denetim mekanizmalarını kendi lehine bozmaktadır. Bunun doğal sonucu olarak başta parti kapatma, yargı bağımsızlığı ve hakim teminatı ile hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkeleri zarar görmektedir. Parlamenter sistem yerine ucu diktaya açık bir başkanlık sistemi için zemin hazırlanmaktadır."

"12 EYLÜL MAĞDURLARI İSTİSMAR EDİLMEKTEDİR"
Çakır, "Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda AK Parti'nin Anayasa değişikliği ile ilgili görüşmeler süresince üzerinde en çok durulan ve en çok tartışılan maddelerden biri de geçici 15. maddedir. 12 Eylülcülerin yargılanmasının yolunu açacağı iddia edilen bu değişiklik, geçici 15. maddenin tamamen kaldırılmasını öngörmektedir ve AK Parti'nin aldatma kandırma politikaları sonucunda bunların yargılanacağı iddiası büyük bir aldatmacadır. Çünkü bu asla mümkün değildir. 12 Eylül'ün mahkum, mağdur ve mazlumları açıkça istismar edilmek istenmektedir. Elbette ki, 12 Eylül failleri yargılanıp yaptıklarının hesabını vermelidir. Ancak biraz daha yakın zamana da gelmek lazımdır. 27 Nisan bildirisini yayınlayanlardan da, 28 Şubat sürecini gerçekleştirenlerden de mutlaka ayrı ayrı hesap sorulmalıdır. Hesap sormak yerine, 27 Nisan bildirisine imza atanlarla, Dolmabahçe'de kapalı kapılar ardında görüşerek konuşulanların ömür boyu saklanacak sır olduğunu söyleyenlerin ve daha sonra bunlara trilyonluk zırhlı araç tahsis edenlerin samimiyetlerine nasıl inanıldığı sorulmalıdır. Yusuf İmamoğlu'nun, Süleyman Özmen'in, Dursun Önkuzu'nun ve binlerce ülkücü şehidin niçin şahadet şerbetini içtiklerini bilmeyenler için 12 Eylül'ün bir anlamı olmuş mudur? Ülkücü camianın muhteşem mücadelesinin, hayatlarını kahpe kurşunlarla, işkencelerde ve idam sehpalarında kaybedenlerin vatan, millet ve bayrak sevgilerini bunlar anlayabilmişler midir? Onların aile ve yakınlarının çektikleri sıkıntı ve acıları yaşamış, onlara
ortak olmuşlar mıdır? Vatan için verilebilecek en kutlu ve en muhteşem mücadele uğrunda şahadeti tatmanın ulvi önemini acaba hiç anlayabilmişler midir? Hayatının tamamını haksız servet oluşturmak için devlet ve millet imkanlarını hayasızca kullananların yandaşlarına çıkar oluşturma çarklarını sonuna kadar çalıştıranların vatan sevgisi uğruna ölümü bile göze almayı, hapislerde, işkenceler altında çürümeyi, buz gibi taş zindanlarda, ölüm sehpalarında, boynunda yağlı ile çocuk yaşında şehadete ermeyi hiç düşünmüşler midir" ifadelerini kullandı.
 

Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Ekle


İlgili haberler
Yukari Geri Ana Sayfa

   
19 Mayıs çöpe mi gidecek?
   
Dindar nesil ve 19 Mayıs...
İhsan Kalkavan'a
Canik'i ikiye bölecek olan Viyadük sorununu Meclis'e taşıdığı için ALKIŞ
Vladimir Petkovic
Süper Lig'de karşılaştığı 15 maçın 8'inde mağlup olan Samsunspor'un Teknik Direktörü Petkovic'e "KIRMIZI KART"
Kayitli sari kart yok...

Tartışıyorum


Yazarlarimiz

Çok Okunanlar

Bugün .Bu Hafta .Bu Ay